Biliyoruz ki aslında bir bebek dünyaya gelmeden önce, anne rahmindeyken bile çevresi hakkında bilgi edinmekte ve bu çapta bir eğitim almaktadır. Doğumdan hemen sonra yoğun bir eğitime tabi tutulmaktadır; öyle ki ne yaparsanız yapın, ne söylerseniz söyleyin, onun beyni bunları kayıt etmektedir. Ne büyük bir mucizedir ki, çevresindeki dünya hakkında hiçbir şey bilmeyen minicik bir varlık 2 sene sonunda sizi tamamen anlıyor ve sizinle konuşabiliyor; yani bir dili öğreniyor. İşte bu nedendendir ki bir çocuğun eğitilebilmesi için duyularının her yönüyle sağlıklı olması gerekiyor. Bazı bebeklerimiz bu duyularından yoksun olabiliyorlar. İşitme kaybı doğumdan itibaren yaşanabilen bir duyu kaybıdır. Bu işitme kaybı hafif, orta veya ağır derecede olabiliyor. İşitme kaybı ailevi veya hamilelik esnasında annenin geçirdiği viral hastalıklardan olabiliyor, örneğin kızamıkçık veya CMV infeksiyonu. Bebeğinizde işitme kaybının en önemli belirtisi ani seslere tepki vermemesidir.

 

Bir bebekte işitme kaybı teşhisi ne kadar erken konulursa, ileriki yaşantısında bu nedenle zarar görmemesi o kadar olasıdır. Yapılan bazı araştırmalarda bir bebek eğer bir dile 10. ayına kadar maruz kalmazsa, o dildeki bazı ses özelliklerini fark etmesi olanaksız hale gelmektedir. İşte bu nedenle bir bebek doğumdan sonra hastaneden çıkmadan önce işitme testine tabi tutulmalıdır. İşitme testi uygulanmadığı taktirde işitme kaybının teşhis edilme ortalama yaşı ikidir. İki koca kaybedilmiş yıl.

 

Bu nedenle hastaneden çıkmadan OAE (oto akustik emisyon) testi mutlaka yapılmalıdır. Bu test uygulaması çok kolaydır ve OAE testi sonucunda bir sorun çıkarsa genelde daha ileri basamak test olan BERA yapılmaktadır. Bu aşamada doktorunuz size daha ayrıntılı bilgi verecektir.

 

Dr. Gökhan Mamur

 

 

 

Levent Loft 1 Büyükdere Cad. No:201 Kat:4 Daire:74

Esentepe Mah. Şişli / İstanbul 0212 264 6579

İletişim

/gokhanmamur