Kulak Burun Boğaz (KBB)

Birer anne baba olarak en önemli iki görevimiz çocuğumuzu eğitmek ve korumaktır. Bir çocuğun eğitilebilmesi için iki unsur gerekmektedir:

 

1.) Ebeveynin çocuğu eğitme girişimi

2.) Çocuğun bu eğitimi algılayabilmesi

 

Biliyoruz ki aslında bir bebek dünyaya gelmeden önce, anne rahmindeyken bile çevresi hakkında bilgi edinmekte ve bu çapta bir eğitim almaktadır. Doğumdan hemen sonra yoğun bir eğitime tabi tutulmaktadır; öyle ki ne yaparsanız yapın, ne söylerseniz söyleyin, onun beyni bunları kayıt etmektedir. Ne büyük bir mucizedir ki, çevresindeki dünya hakkında hiçbir şey bilmeyen minicik bir varlık 2 sene sonunda sizi tamamen anlıyor ve sizinle konuşabiliyor; yani bir dili öğreniyor. İşte bu nedendir ki bir çocuğun eğitilebilmesi için duyularının her yönüyle sağlıklı olması gerekiyor. Bazı bebeklerimiz bu duyularından yoksun olabiliyorlar. İşitme kaybı doğumdan itibaren yaşanabilen bir duyu kaybıdır. Bazen doğumda bebeğin işitmesi normaldir ve maalesef ilerleyen dönemde bazı hastalıklar nedeniyle işitme kaybı oluşabiliyor. Bu işitme kaybı hafif, orta veya ağır derecede olabiliyor. İşitme kaybı ailevi veya hamilelik esnasında annenin geçirdiği viral hastalıklardan olabiliyor, örneğin kızamıkçık veya CMV infeksiyonu. Bunun haricinde doğum sonrası geçirilen menenjit veya sık orta kulak iltihapları da neden olabiliyor. Çocuğunuzda işitme kaybının belirtileri aslında hepimizin yakalayabileceği özelliktedirler:

 

  • ani seslere tepki vermemesi
  • sizi görmediği taktirde size yanıt vermemesi
  • belirgin titreşimli seslere ancak tepki vermesi
  • doğrudan “seni duyamıyorum” demesi

 

Bir çocukta işitme kaybı teşhisi ne kadar erken konulursa, ileriki yaşantısında bu nedenle zarar görmemesi o kadar olasıdır. Yapılan bazı araştırmalarda bir bebek eğer bir dile 10. ayına kadar maruz kalmazsa, o dildeki bazı ses özelliklerini fark etmesi olanaksız hale gelmektedir. İşte bu nedenle bir bebek doğumdan sonra hastaneden çıkmadan önce işitme testine tabi tutulmalıdır. İşitme testi uygulanmadığı taktirde işitme kaybının teşhis edilme ortalama yaşı ikidir. İki koca yıl. Tedavi sebebe yönelik yapılmaktadır. Bazen işitme cihazları, cerrahi girişimler veya biyonik kulak denilen koklear implantlar kullanılabiliyor. İşaret dili çocuk ve aile arasındaki iletişim köprüsünü tekrar açabilir. Ancak işitme kaybının önlenmesi çok daha etkilidir. Kızamıkçık geçirmemiş anne adaylarının kızamıkçık aşısı olmaları, menenjitin önüne geçmek için çocukların buna yönelik aşılanmaları son derece önem taşımaktadır. Hayatta hepimiz bazı engellerle karşı karşıya kalmaktayız ve bu engelleri aşanlar sağlıklı bir yaşantıya sahip olabilmektedirler. Bu macera dolu hayat denen ve varış noktası olmayan yolculukta hepimize başarılar diliyorum.

 

Dr. Gökhan Mamur

 

Levent Loft 1 Büyükdere Cad. No:201 Kat:4 Daire:74

Esentepe Mah. Şişli / İstanbul 0212 264 6579

İletişim

/gokhanmamur